İletişim formu

Contact Form
reCAPTCHA

Kefirin Sağlık Üzerine Etkileri Nelerdir?

Kefir, içeriğinde birçok faydalı maya ve bakteri bulunduran, probiyotik fermente bir süt ürünüdür. Kefir, B1 ve B12 vitamini, kalsiyum, amino asitler, folik asit ve K vitamininden zengindir. İyi bir fosfor ve biyotin kaynağıdır. Kefir, bu etkilerinin yanı sıra değişik beslenme ve büyüme faktörlerini içermesi bakımından her yaştan insan tarafından tüketilebilir. Yüksek besin değeri ve sağlık üzerine etkilerinden dolayı prematüre bebeklerin, çocukların, hamilelerin, bakıma muhtaç kişilerin, destek tedaviye ihtiyacı olanların, laktoz intoleransı olan kişilerin ve yaşlıların günlük diyetlerinde kefir tüketmeleri tavsiye edilir. Kefirin sağlıklı beslenmede önemli rolü vardır.

Güncel literatürde kefirin; antikanserojen, antialerjik, antimikrobiyal, bağışıklık sistemi güçlendirici, kolesterol düzenleyici, kan şekeri düzenleyici, laktoz intoleransı azaltıcı, sindirim sistemi düzenleyici etkileri çeşitli çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Antimikrobiyal Etki

Laktik asit bakterileri, besin kaynaklı patojenlerin gelişimini engelleyerek antimikrobiyal etki göstermektedirler. Yapılan çalışmalarda kefirin çeşitli mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal etki gösterdiği görülmüştür. Kefirin antimikrobiyal etkisinin, kefirin pH’sı, fermentasyon sonucu oluşan biyoaktif peptitler ve organik asitler ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Kefirin, gastrit, mide ülseri, mide kanseri gibi hastalıklara yol açabileceği düşünülen Helicobacter pylori bakterisine karşı da antimikrobiyal etkinliği desteklediği belirtilmiştir.

Sindirim Sistemi Üzerine Etkileri

Probiyotiklerin en çok üzerinde durulan etkilerinden biri sindirim sistemini düzenleyici etkileridir. Kefir, sindirim sisteminin motor işlevi üzerine uyarıcı etkiye sahiptir ve bağırsakta patojen bakteri kolonizasyonunu engellemektedir. Kefir, Rusya’da araştırmacılar tarafından, insanlarda mide ve on iki parmak bağırsak ülserleri ve diyare tedavisinde kullanılmaktadır.

Laktoz İntoleransını Azaltıcı Etki

Laktoz intoleransı, laktoz sindirim bozukluğundan kaynaklanan karın ağrısı, gaz toplanması, şişkinlik, mide bulantısı veya diyare gibi gastrointestinal belirtilerin varlığını tanımlar. Kefirin süt ve yoğurda göre daha düşük laktoz içerdiği, laktoz tolerans bozukluğu olan bireylerde laktoz sindirimini kolaylaştırdığı ve şişkinlik hissini %71’lere varan oranlarda azalttığı bildirilmiştir.

Kefirin laktoz intoleransı üzerine etkisini araştıran çalışmalar, laktoz intoleransı olan bireylerin tüketebileceği sağlıklı bir içecek olduğunu öne sürmektedir. Bu etki;

– Sütteki laktozun bir kısmı kefir fermantasyonu sırasında pH’nın düşmesi (asitliğin artması) nedeniyle laktik aside dönüşmesi,
– Kefir fermantasyonunu gerçekleştiren mikroorganizmalardaki bazı enzimlerin laktozu glukoz ile galaktoza parçalaması,
– Açığa çıkan glukozun bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülmesi,
– Kefirin mide içeriğinin boşalmasını geciktirmesi ve dolayısıyla laktozun sindirimine yardımcı olması gibi mekanizmalara bağlanmıştır.

Kan Şekerini Düzenleyici Etki

Kefirin kan şekerini düzenleyici etkileri konusunda dikkat çekici çalışmalar olduğu belirtilmektedir. Kefirin suda çözünen kısımlarının iskelet kası hücrelerinde glikoz alımını artırdığı ve bunun Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılabileceği savunulmuştur. Probiyotiklerin ve kefirin oksidatif stresi azaltarak bağırsak hormon düzeylerini düzenlediği ve bağırsaklardan glikoz emilimini azaltarak glisemik kontrole yardımcı olabileceği belirtilmektedir. Probiyotik ürünlerin diyabet hastalarının medikal beslenmesinde de katkı sağlayıcı olduğu vurgulanmıştır.

Bağışıklık Sistemi Üzerine Etkisi

Birçok çalışmada beslenme ve bağışıklık sistemi arasında önemli bir ilişki olduğu vurgulanmaktadır. Günümüzde fermente süt ve süt ürünlerinde bulunan biyoaktif peptitlerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri iyi bilinmektedir. 18 sağlıklı gönüllü birey ile yapılan bir çalışmada elde edilen bulgular, kefir kullanımının sindirim sistemini güçlendirerek bağışıklık sisteminin daha etkili çalışmasını sağlayabileceği şeklinde yorumlanmıştır.

Antialerjik Etki

Bronşiyal astım, atopik dermatit gibi alerjik temeli olan hastalıklarda hem kanda hem de ilgili dokuda eozinofiller artmaktadır. Eozinofil artışını ya da etkilerini azaltmak alerjik hastalıkların önlenme ve tedavisinde oldukça önemlidir. Kefirin akciğer dokusunda eozinofil artışını ve aşırı mukus salgılanmasını azalttığı gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Antikanserojen Etki

Kefirin kanserden korunma ve kanser tedavisindeki etkinliğine yönelik olarak da çeşitli çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmaların değerlendirildiği sistematik bir derlemede kefirin meme kanseri, gastrik kanser, kolon kanseri, melonama ve lösemi hücre hatlarında antikanserojen etki gösterdiği bildirilmiştir. Diğer bir çalışmada kefirin mutasyon ve DNA hasarını azaltarak, kanser oluşumuna zemin hazırlayan enzimlerin aktivitelerini düşürüp, kanser yapan maddeleri etkisizleştirdiği, kısa zincirli yağ asitlerinin üretiminin artmasını sağlayıp kanserli hücre intiharını hızlandırarak antikanserojen etki gösterdiği belirtilmektedir.

Vücut Ağırlığı Üzerine Etkisi

Yapılan birçok çalışmanın sonuçları fermente süt ürünlerinden zengin bir diyetin obezite riskini azalttığını göstermektedir. Bu ilişkide kalsiyumun yanısıra fermente süt ürünlerindeki biyoaktif peptitlerin ve probiyotiklerin rolü olabileceği düşünülmektedir. Yapılan bir çalışmada kefir eklenmesi ile, yüksek yağlı diyetin neden olduğu aşırı yağ birikiminin ve vücut ağırlığı artışının azaltıldığı gösterilmiştir.

 

Kaynakça

 

YORUMLAR